Sure 3: Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Ayet No: 188 | Kur'an Ayet No: 481 | آلِ عِمْرَان

Arapça Metin (Harekeli)

481|3|188|لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

481|3|188|لا تحسبن الذين يفرحون بما اتوا ويحبون ان يحمدوا بما لم يفعلوا فلا تحسبنهم بمفازه من العذاب ولهم عذاب اليم

Latin Literal

188. Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bi mâ etev ve yuhıbbûne en yuhmedû bi mâ lem yef’alû fe lâ tahsebennehum bi mefâzetin minel azâb(azâbi), ve lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Sanma kimseleri (ki) ferahlarlar* verildikleriyle/kavuşturulduklarıyla; ve (onlar) severler** ki övülsünler asla faaliyet içinde olmadıklarıyla; öyle ki sanma onları zaferle çıkanlar azaptan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.

Ahmed Samira Çevirisi

188 Do not think/suppose those who become happy/rejoiced with what they got/were given, and they love/like that they be thanked/praised with what they did not make/do, so do not think/suppose them with a winning/success/triumph from the torture, and for them (is) a painful torture.46

Notlar

Not 1

*Kendilerine verilen şeylerle asla bir ferahlığa, huzura, başarıya ulaşamazlar. **İsterler/arzularlar.