Arapça Metin (Harekeli)
4123|39|67|وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦ وَٱلْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ مَطْوِيَّٰتٌۢ بِيَمِينِهِۦ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
4123|39|67|وما قدروا الله حق قدره والارض جميعا قبضته يوم القيمه والسموت مطويت بيمينه سبحنه وتعلي عما يشركون
Latin Literal
67. Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî vel ardu cemîan kabdatuhu yevmel kıyâmeti ves semâvâtu matviyyâtun bi yemînih(yemînihi), subhânehu ve te’âlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).
Türkçe Çeviri
Ve takdir etmiş değildiler Allah'ı; hak/gerçek kadrini/değerini O’nun; ve yer; topluca avucundadır O’nun; kıyam günü144; ve gökler; dürülenlerdir sağ elinde O’nun; Subhân'dır7 O; ve yüceldi/üstün oldu (Allah) şirk koştuklarından71.
Ahmed Samira Çevirisi
67 And they did not evaluate/estimate God, His correct/true evaluation/estimation, and the earth/Planet Earth all/all together (on) the Resurrection Day (is in) His hand hold/grasp , and the skies/space (are) folded/rolled at/by His right , His praise/glory about what they share/make partners (with Him).
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve değildir | وَمَا | - |
| 2 | kaderu | takdir ettiler | قَدَرُوا | قدر |
| 3 | llahe | Allah'ı | اللَّهَ | - |
| 4 | hakka | hak/gerçek | حَقَّ | حقق |
| 5 | kadrihi | kadrini/değerini onun | قَدْرِهِ | قدر |
| 6 | vel'erdu | ve yer | وَالْأَرْضُ | ارض |
| 7 | cemian | topluca | جَمِيعًا | جمع |
| 8 | kabdetuhu | avucundadır onun | قَبْضَتُهُ | قبض |
| 9 | yevme | günü | يَوْمَ | يوم |
| 10 | l-kiyameti | kıyam/ayağa kalkma/diriliş | الْقِيَامَةِ | قوم |
| 11 | ve ssemavatu | ve gökler | وَالسَّمَاوَاتُ | سمو |
| 12 | metviyyatun | dürülenlerdir | مَطْوِيَّاتٌ | طوي |
| 13 | biyeminihi | sağ elinde onun | بِيَمِينِهِ | يمن |
| 14 | subhanehu | subhândır O/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir O | سُبْحَانَهُ | سبح |
| 15 | ve teaala | ve yüceldi/üstün oldu (Allah) | وَتَعَالَىٰ | علو |
| 16 | amma | عَمَّا | - | |
| 17 | yuşrikune | ortak/şirk koştuklarından | يُشْرِكُونَ | شرك |