Sure 34: Sebe/Sebe Ülkesi

Ayet No: 14 | Kur'an Ayet No: 3618 | سَبَأ

Arapça Metin (Harekeli)

3618|34|14|فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِۦٓ إِلَّا دَآبَّةُ ٱلْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنسَأَتَهُۥ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ ٱلْجِنُّ أَن لَّوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ٱلْغَيْبَ مَا لَبِثُوا۟ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3618|34|14|فلما قضينا عليه الموت ما دلهم علي موته الا دابه الارض تاكل منساته فلما خر تبينت الجن ان لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا في العذاب المهين

Latin Literal

14. Fe lemmâ kadaynâ aleyhil mevte mâ dellehum alâ mevtihî illâ dâbbetul ardı te’kulu minseeteh(minseetehu), fe lemmâ harre tebeyyenetil cinnu en lev kânû ya’lemûnel gaybe mâ lebisû fîl azâbil muhîn(muhîni).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman tamamladık ona (Süleyman’a) ölümü644*; göstermiş değildi onlara ölümünü* (Süleyman’ın); değneğini/bastonunu (Süleyman’ın) yiyen bir yer/yeryüzü canlısı dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı (Süleyman); beyan oldu226 cinne91; ki eğer olsalardı bilirler bilinmeyeni/görünmeyeni/gaybı; kalır değillerdi alçaltıcı/yıkıcı azapta.

Ahmed Samira Çevirisi

14 So when We ordered/accomplished on him the death/lifelessness, nothing guided/lead them on (to) his death/lifelessness except the land’s/Earth’s walker/creeper/crawler , eating his shepherd’s staff/stick, so when he fell down the Jinns clarified/explained (to themselves) that (E) if they were knowing the absent/covered , they would not have stayed/remained/waited in the torture the disgracing/degrading.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 kadeyna karara bağladık قَضَيْنَا قضي
3 aleyhi ona (Süleyman’a) عَلَيْهِ -
4 l-mevte ölümü الْمَوْتَ موت
5 ma değildi مَا -
6 dellehum göstermiş onlara, دَلَّهُمْ دلل
7 ala عَلَىٰ -
8 mevtihi ölümünü (Süleyman’ın) مَوْتِهِ موت
9 illa dışında إِلَّا -
10 dabbetu bir yer canlısı دَابَّةُ دبب
11 l-erdi yer/yeryüzü الْأَرْضِ ارض
12 te'kulu yer تَأْكُلُ اكل
13 minseetehu değneğini/bastonunu onun مِنْسَأَتَهُ نسا
14 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
15 harra yere kapandı (Süleyman) خَرَّ خرر
16 tebeyyeneti beyan oldu/deklere oldu تَبَيَّنَتِ بين
17 l-cinnu cinne الْجِنُّ جنن
18 en ki أَنْ -
19 lev eğer لَوْ -
20 kanu olsalardı كَانُوا كون
21 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
22 l-gaybe bilinmeyeni/görünmeyeni/gaybı الْغَيْبَ غيب
23 ma değil مَا -
24 lebisu kalırlar لَبِثُوا لبث
25 fi فِي -
26 l-azabi azapta الْعَذَابِ عذب
27 l-muhini alçaltıcı/yıkıcı الْمُهِينِ هون

Notlar

Not 1

*Sizin ölüm olarak tanımladığınız şeyi. Tüm resûller tıpkı resûl Îsâ gibi sadece vefat ettirilmiştir. İnsanların ölüm tanımı gibi bir olay gerçekleşse de gerçek anlamda ölmemişlerdir. Bilinçleri kaybolmadan Yüce Allah'ın indinde/katında bulunan selam diyarına/yurduna yerleştirilmişlerdir ve orada Rableri tarafından rızıklandırılmaktadırlar. Tıpkı Yüce Allah yolunda katledilen kimseler gibi. İnsanlar Yüce Allah yolunda katledilen kimseleri kendi tanımlarıyla ölü olarak görseler de aslında o kimseler gerçek anlamda ölmemektedirler. İnsanlar sadece bu durumun şuuruna varamamaktadırlar; anlayamamaktadırlar.