Arapça Metin (Harekeli)
57|2|50|وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ ٱلْبَحْرَ فَأَنجَيْنَٰكُمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
57|2|50|واذ فرقنا بكم البحر فانجينكم واغرقنا ال فرعون وانتم تنظرون
Latin Literal
50. Ve iz faraknâ bikumul bahre fe enceynâkum ve agraknâ âle fir’avne ve entum tenzurûn(tenzurûne).
Türkçe Çeviri
Ve yardığımız zaman sizlere bol suyu236; böylece kurtardık sizleri; ve batırdık firavun ailesini/taraftarlarını; ve sizler bakarken*.
Ahmed Samira Çevirisi
50 And when/where We separated with you the sea , so We saved/rescued you, and We drowned/sunk Pharaoh’s people and (while) you are looking/watching .
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve o zaman | وَإِذْ | - |
| 2 | ferakna | yardık | فَرَقْنَا | فرق |
| 3 | bikumu | sizlere | بِكُمُ | - |
| 4 | l-behra | bol suyu | الْبَحْرَ | بحر |
| 5 | feenceynakum | böylece kurtardık sizleri | فَأَنْجَيْنَاكُمْ | نجو |
| 6 | ve egrakna | ve batırdık | وَأَغْرَقْنَا | غرق |
| 7 | ale | ailesini/taraftarlarını | الَ | اول |
| 8 | fir'avne | firavun | فِرْعَوْنَ | - |
| 9 | veentum | ve sizler | وَأَنْتُمْ | - |
| 10 | tenzurune | görür (-ken) | تَنْظُرُونَ | نظر |
Notlar
Not 1
*Gözlerinizle bakıyordunuz, görüyordunuz, tanık oluyordunuz.