Sure 2: Bakara/Dişi Sığır

Ayet No: 249 | Kur'an Ayet No: 256 | ٱلْبَقَرَة

Arapça Metin (Harekeli)

256|2|249|فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

256|2|249|فلما فصل طالوت بالجنود قال ان الله مبتليكم بنهر فمن شرب منه فليس مني ومن لم يطعمه فانه مني الا من اغترف غرفه بيده فشربوا منه الا قليلا منهم فلما جاوزه هو والذين امنوا معه قالوا لا طاقه لنا اليوم بجالوت وجنوده قال الذين يظنون انهم ملقوا الله كم من فيه قليله غلبت فيه كثيره باذن الله والله مع الصبرين

Latin Literal

249. Fe lemmâ fesale tâlûtu bil cunûdi, kâle innallâhe mubtelîkum bi neher(neherin), fe men şeribe minhu fe leyse minnî, ve men lem yat’amhu fe innehu minnî illâ menigterafe gurfeten bi yedih(yedihî), fe şeribû minhu illâ kalîlen minhum fe lemmâ câvezehu huve vellezîne âmenû meahu, kâlû lâ tâkate lenâl yevme bi câlûte ve cunûdih(cunûdihî), kâlellezîne yezunnûne ennehum mulâkûllâhi, kem min fietin kalîletin galebet fieten kesîraten bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ayrıldı Tâlût ordularla dedi: "Doğrusu Allah belalandırıcıdır256 sizleri bir nehirle; öyle ki kim içti ondan; öyle ki değildir benden; ve kim asla tatmaz ondan; öyle ki doğrusu o bendendir; dışındadır kim avuçladı bir avuç eliyle"; öyle ki içtiler ondan onlardan biraz dışında; öyle ki ne zaman geçti (Tâlût) onu (nehri), o (Tâlût) ve onun (Tâlût’un) yanındaki iman etmiş kimseler; dediler (nehirden içenler): "Takat yoktur bizlere bugün; Câlût'a ve ordularına (karşı); onların Allah'a kavuşanlar (olduğunu) zanneden/varsayan kimseler dedi: "Nice az bir grup galip geldi çok bir gruba; Allah'ın izniyle; ve Allah yanındadır sabredenlerin."

Ahmed Samira Çevirisi

249 So when Saul/Taloot separated/parted with the soldiers/warriors , he said: "That God (is) testing you with a river/waterway, so who drank from it, so he is not from me, and who did not taste it , so he is from me, except who scooped a scoop, with his hand." So they drank from it, except a few from them, so when he crossed it (the river), he and those who believed with him, they said: "No power/ability/energy to us today with Goliath and his soldiers/warriors." Those who assume/suppose that they are meeting God said: "How many (times) from a little/small group defeated a group (of) many with God’s will?" And God (is) with the patient/enduring.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 fesale ayrıldı فَصَلَ فصل
3 talutu Talut طَالُوتُ -
4 bil-cunudi ordularla بِالْجُنُودِ جند
5 kale dedi قَالَ قول
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 mubtelikum belalandırıcıdır sizleri مُبْتَلِيكُمْ بلو
9 bineherin bir nehirle بِنَهَرٍ نهر
10 femen öyle ki kim فَمَنْ -
11 şeribe içti شَرِبَ شرب
12 minhu ondan مِنْهُ -
13 feleyse öyle ki değildir فَلَيْسَ ليس
14 minni benden مِنِّي -
15 ve men ve kim وَمَنْ -
16 lem asla لَمْ -
17 yet'amhu tatmazsa ondan يَطْعَمْهُ طعم
18 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
19 minni bendendir مِنِّي -
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 meni kim مَنِ -
22 gterafe avuçladı اغْتَرَفَ غرف
23 gurfeten bir avuç غُرْفَةً غرف
24 biyedihi eliyle بِيَدِهِ يدي
25 feşeribu öyle ki içtiler فَشَرِبُوا شرب
26 minhu ondan مِنْهُ -
27 illa dışında إِلَّا -
28 kalilen biraz قَلِيلًا قلل
29 minhum onlardan مِنْهُمْ -
30 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
31 cavezehu geçti (Talut) onu (nehri) جَاوَزَهُ جوز
32 huve o (Talut) هُوَ -
33 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
34 amenu iman etmiş امَنُوا امن
35 meahu yanındaki onun (Talut’un) مَعَهُ -
36 kalu dediler (nehirden için diğerleri) قَالُوا قول
37 la لَا -
38 takate takat yoktur طَاقَةَ طوق
39 lena bizlere لَنَا -
40 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
41 bicalute Calut'a بِجَالُوتَ -
42 ve cunudihi ve ordularına وَجُنُودِهِ جند
43 kale dedi قَالَ قول
44 ellezine kimseler الَّذِينَ -
45 yezunnune zanneden/varsayan يَظُنُّونَ ظنن
46 ennehum ki onların أَنَّهُمْ -
47 mulaku kavuşanlar (olduğunu) مُلَاقُو لقي
48 llahi Allah'a اللَّهِ -
49 kem nice كَمْ -
50 min مِنْ -
51 fietin bir grup فِئَةٍ فاي
52 kaliletin biraz قَلِيلَةٍ قلل
53 galebet galib geldi غَلَبَتْ غلب
54 fieten bir gruba فِئَةً فاي
55 kesiraten birçok كَثِيرَةً كثر
56 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
57 llahi Allah'ın اللَّهِ -
58 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
59 mea yanındadır مَعَ -
60 s-sabirine sabredenlerin الصَّابِرِينَ صبر