Arapça Metin (Harekeli)
2829|24|40|أَوْ كَظُلُمَٰتٍ فِى بَحْرٍ لُّجِّىٍّ يَغْشَىٰهُ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِۦ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِۦ سَحَابٌ ظُلُمَٰتٌۢ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَآ أَخْرَجَ يَدَهُۥ لَمْ يَكَدْ يَرَىٰهَا وَمَن لَّمْ يَجْعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورًا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Arapça Metin (Harekesiz)
2829|24|40|او كظلمت في بحر لجي يغشيه موج من فوقه موج من فوقه سحاب ظلمت بعضها فوق بعض اذا اخرج يده لم يكد يريها ومن لم يجعل الله له نورا فما له من نور
Latin Literal
40. Ev ke zulumâtin fî bahrin lucciyyin yagşâhu mevcun min fevkıhî mevcun min fevkıhî sehâb(sehâbun), zulumâtun ba’duhâ fevka ba’d(ba’dın), izâ ahrace yedehu lem yeked yerâhâ ve men lem yec’alillâhu lehu nûren fe mâ lehu min nûr(nûrin).
Türkçe Çeviri
Ya da karanlıklar gibi; muazzam derin bir denizdeki*; kaplar onu (denizi) bir dalga; üstünden onun (dalganın) bir dalga; üstünden onun (denizin) bir bulut; karanlıklar; bir kısmı onun (karanlığın) bir kısmın üstünde; çıkardığı zaman (o kimse) elini asla yakın bile olmaz görür onu (elini); ve kimse (ki) asla yapmaz Allah ona bir nur; öyle ki olmaz ona hiçbir nur.
Ahmed Samira Çevirisi
40 Or as darknesses in a wide roaring and noisy sea/ocean , waves/surges cover/darken him/it , from above it waves/surges, from above it clouds, darknesses, some of it (is) above some, if he brought out his hand he is not about to/almost see it, and who God did not make/put for him light, so (there is) none from light (is) to/for him.
Notlar
Not 1
*Okyanus.