Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 6 | Kur'an Ayet No: 2144 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2144|18|6|فَلَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَسَفًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2144|18|6|فلعلك بخع نفسك علي اثرهم ان لم يومنوا بهذا الحديث اسفا

Latin Literal

6. Fe lealleke bâhiun nefseke alâ âsârihim in lem yu’minû bi hâzel hadîsi esefâ(esefen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki belki sen onların peşlerinde çaresizlikten öldürensin kendi nefsini; ki asla iman47 etmezler bu söze; bir kederdir/pişmanlıktır.

Ahmed Samira Çevirisi

6 So maybe/perhaps you (are) exhausting/destroying yourself from anger sorrowfully/angrily on their tracks , if they do not believe with this the information/speech.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felealleke öyle ki, belki sen فَلَعَلَّكَ -
2 bahiun çaresizlikten öldürensin بَاخِعٌ بخع
3 nefseke kendi nefsini نَفْسَكَ نفس
4 ala عَلَىٰ -
5 asarihim peşlerinde onların اثَارِهِمْ اثر
6 in ki إِنْ -
7 lem asla لَمْ -
8 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
9 bihaza bu بِهَٰذَا -
10 l-hadisi söze الْحَدِيثِ حدث
11 esefen bir keder أَسَفًا اسف

Notlar

Not

Anlaşılmaktadır ki Muhammed peygamber insanlar inansınlar diye kendini harap etmektedir. Sürekli peşlerindedir. Ancak pek umut yoktur. Peygamber çaresizlik, perişanlık içinde kıvranmaktadır. Yüce Allah Muhammed peygamber ne yaparsa yapsın o kimselerin inanmayacaklarını bildirmektedir. Ancak ortada büyük bir keder ve bir üzüntü vardır. Bu keder ve üzüntü ayetin sonunda işaret edilmiştir. Muhammed peygamberin kederi de işaret edilmiş olabilir ya da iman etmeyen kimselerin dünya hayatında ve ahiret hayatında karşılaşacakları keder de işaret edilmiş olabilir.