Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 14 | Kur'an Ayet No: 2152 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2152|18|14|وَرَبَطْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ إِذْ قَامُوا۟ فَقَالُوا۟ رَبُّنَا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَن نَّدْعُوَا۟ مِن دُونِهِۦٓ إِلَٰهًا لَّقَدْ قُلْنَآ إِذًا شَطَطًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2152|18|14|وربطنا علي قلوبهم اذ قاموا فقالوا ربنا رب السموت والارض لن ندعوا من دونه الها لقد قلنا اذا شططا

Latin Literal

14. Ve rabatnâ alâ kulûbihim iz kâmû fe kâlû rabbunâ rabbus semâvâti vel ardı len ned’uve min dûnihî ilâhen lekad kulnâ izen şetatâ(şetaten).

Türkçe Çeviri

Ve bağladık kalplerini; kıyam167 ettikleri zaman; ve öyle ki dediler: “Rabbimiz4; Rabbidir4 göklerin ve yerin; asla çağırmayız O'nun astından bir ilâh74; muhakkak ki söylemiş oluruz o zaman sınırı aşan (bir söz).

Ahmed Samira Çevirisi

14 And We strengthened/braced , on their hearts/minds , when they stood/kept up , so they said: "Our Lord, Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, we will never/not call from other than Him, a god, (what) we had then said (is) being unjust/excess of the limit ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabetna ve bağladık وَرَبَطْنَا ربط
2 ala üzerini عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 iz zaman إِذْ -
5 kamu kalktıkları/dikeldikleri قَامُوا قوم
6 fe kalu ve öyle ki dediler فَقَالُوا قول
7 rabbuna Rabb’imiz رَبُّنَا ربب
8 rabbu Rabb’idir رَبُّ ربب
9 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
11 len asla لَنْ -
12 ned'ue çağırmayız نَدْعُوَ دعو
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 ilahen bir ilah إِلَٰهًا اله
16 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
17 kulna söylemiş oluruz قُلْنَا قول
18 izen o zaman إِذًا -
19 şetaten sınırı aşan (söz). شَطَطًا شطط

Notlar

Not

Bu ayetlerle yüce Allah gençlerin mağaraya girmeden önce başlarından geçen olayları özetlemektedir. 18:13 ayetinde işaret edildiği gibi bu gençlerin hidayet sahibi oldukları ortadadır. Kalpleri birbirine bağlanmıştır. Gönülleri birdir, hedefleri birdir, kararları birdir. Ayette geçen ‘iz kâmû’ “kalktıkları/dikeldikleri vakit” geçişini gençlerin uyandıktan sonra ayağa kalkmaları olarak anlamak yanlıştır. Gençlerin dikelmeleri müşrik ve kâfir olan sisteme karşı başkaldırmadır. Yönetime karşı ayağa kalkmaları, dikelmeleri, diklenmeleridir. Zaten sonrası gençler neden bu diklenmeyi yaptıklarını açıklamaktadırlar. Göklerin ve yerin Rabb’i varken onun astından bir ilah asla edinmeyeceklerini bildirmektedirler. Gençlerin şirke karşı bilinçli oldukları hemen anlaşılır. Doğruyu yanlıştan ayırma yetisi verilen bu gençler sistemin kendilerine dayattığı şirk dinini asla kabul etmeyeceklerini deklare etmişlerdir.