Arapça Metin (Harekeli)
1970|16|71|وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
1970|16|71|والله فضل بعضكم علي بعض في الرزق فما الذين فضلوا برادي رزقهم علي ما ملكت ايمنهم فهم فيه سوا افبنعمه الله يجحدون
Latin Literal
71. Vallâhu faddale ba’dakum alâ ba’dın fîr rızk(rızkı), femellezîne fuddılû bi râddî rızkıhim alâ mâ meleket eymânehum fe hum fîhi sevâ’(sevâun), e fe bi ni’metillâhi yechadûn(yechadûne).
Türkçe Çeviri
Ve Allah faziletli202 kıldı bir kısmınızı bir kısma karşı rızıkta; öyle ki kimseler* (ki) faziletli202 kılındılar değillerdir geri döndürmeyle rızıklarını sağ ellerinin malik olduklarına77 karşı; öyle ki onlar onda** aynı seviyede (olsun); öyle ki Allah'ın nimetine757 mi nankörlük* ederler?
Ahmed Samira Çevirisi
71 And God preferred/favoured some of you over some in the provision , so those who were preferred/favoured are not with returning their provision on (to) what their rights/oaths owned/possessed, so they are in it equal/alike . So are they with Gods’ blessing/goodness disbelieving and denying ?
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 2 | feddele | faziletlendir | فَضَّلَ | فضل |
| 3 | bea'dekum | bir kısmınızı | بَعْضَكُمْ | بعض |
| 4 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 5 | bea'din | bir kısma | بَعْضٍ | بعض |
| 6 | fi | فِي | - | |
| 7 | r-rizki | rızıkta | الرِّزْقِ | رزق |
| 8 | fema | öyle ki değildir | فَمَا | - |
| 9 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 10 | fuddilu | faziletlendirilmiş | فُضِّلُوا | فضل |
| 11 | biraddi | geri döndürücü | بِرَادِّي | ردد |
| 12 | rizkihim | rızıklarını | رِزْقِهِمْ | رزق |
| 13 | ala | عَلَىٰ | - | |
| 14 | ma | مَا | - | |
| 15 | meleket | malik oldukları | مَلَكَتْ | ملك |
| 16 | eymanuhum | ellerinin | أَيْمَانُهُمْ | يمن |
| 17 | fehum | öyle ki onlar | فَهُمْ | - |
| 18 | fihi | onda | فِيهِ | - |
| 19 | seva'un | aynı seviyede | سَوَاءٌ | سوي |
| 20 | efebinia'meti | öyleyse nimetini mi | أَفَبِنِعْمَةِ | نعم |
| 21 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 22 | yechadune | nankörlük ederler | يَجْحَدُونَ | جحد |
Notlar
Not 1
*Yüce Allah'ın kendilerine verdiği nimetlere nankörlük eden kimseler kendilerine verilen rızık nimetini başkalarıyla eşit oluncaya kadar paylaşmazlar. O durumda nimetin üzerine titrerler. Rızıklar kıymetlenir. Ancak Yüce Allah'ın kendilerine verdiği bu kıymetli nimetleri kendilerine karşılıksız olarak bağışladığının farkında olmazlar; teşekkür etmezler.**Rızıkta.