Arapça Metin (Harekeli)
1765|14|17|يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌ
Arapça Metin (Harekesiz)
1765|14|17|يتجرعه ولا يكاد يسيغه وياتيه الموت من كل مكان وما هو بميت ومن ورايه عذاب غليظ
Latin Literal
17. Yetecerreuhu ve lâ yekâdu yusîguhu ve ye’tîhil mevtu min kulli mekânin ve mâ huve bi meyyit(meyyitin), ve min verâihî azâbun galîz(galîzun).
Türkçe Çeviri
Yutar onu*; ve neredeyse boğazından geçiremez onu*; ve gelir ona** ölüm her bir mekandan; ve değildir o*** bir ölmeye; ve arkasındandır onun**** bir azap kaba/kalın.
Ahmed Samira Çevirisi
17 He swallows it little by little and (he) is not about to accept its taste/swallow it easily, and the death/lifelessness comes to him from every place/position, and he is not with dying, and from behind him (is) strong/rough torture.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | yetecerrauhu | yutar onu | يَتَجَرَّعُهُ | جرع |
| 2 | vela | ve | وَلَا | - |
| 3 | yekadu | neredeyse | يَكَادُ | كود |
| 4 | yusiguhu | boğazından geçiremez onu | يُسِيغُهُ | سوغ |
| 5 | ve ye'tihi | ve gelir ona | وَيَأْتِيهِ | اتي |
| 6 | l-mevtu | ölüm | الْمَوْتُ | موت |
| 7 | min | مِنْ | - | |
| 8 | kulli | herbir | كُلِّ | كلل |
| 9 | mekanin | mekandan | مَكَانٍ | كون |
| 10 | vema | ve değildir | وَمَا | - |
| 11 | huve | o | هُوَ | - |
| 12 | bimeyyitin | bir ölmeye | بِمَيِّتٍ | موت |
| 13 | ve min | وَمِنْ | - | |
| 14 | veraihi | ve arkasından onun | وَرَائِهِ | وري |
| 15 | azabun | bir azap | عَذَابٌ | عذب |
| 16 | galizun | kaba | غَلِيظٌ | غلظ |
Notlar
Not 1
*Sadîdli suyu.**Cehennemdeki kimseye.***Cehennemdeki kimse.****Her bir mekandan gelen ölümlerin. Normalde direkt olarak ölüme neden olacak şartlar cehennemlikleri öldüremez ancak sonrasında çok kaba/kalın bir azaba neden olur. Ölemezler ancak ağır şekilde etkilenirler.