Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 96 | Kur'an Ayet No: 1690 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1690|12|96|فَلَمَّآ أَن جَآءَ ٱلْبَشِيرُ أَلْقَىٰهُ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ فَٱرْتَدَّ بَصِيرًا قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1690|12|96|فلما ان جا البشير القيه علي وجهه فارتد بصيرا قال الم اقل لكم اني اعلم من الله ما لا تعلمون

Latin Literal

96. Fe lemmâ en câel beşîru elkâhu alâ vechihî fertedde basîrâ(basiran), kâle e lem ekul lekum innî a’lemu minallâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi müjdeci; buluşturdu* onu** yüzüne karşı onun***; öyle ki geri döndü bir görme/görüş; dedi****: "Hiç demiyor muydum sizlere (ki) doğrusu ben bilirim Allah’tan bilmediklerinizi?"

Ahmed Samira Çevirisi

96 So when that the announcer of good news came, he threw it (the shirt) on his face/front , so he returned seeing/understanding , he said: "Did I not say to you that I know from God what you do not know?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 en ki أَنْ -
3 ca'e geldi جَاءَ جيا
4 l-beşiru müjdeci الْبَشِيرُ بشر
5 elkahu buluşturdular onu أَلْقَاهُ لقي
6 ala karşı عَلَىٰ -
7 vechihi yüzüne onun وَجْهِهِ وجه
8 fertedde öyle ki geri döndü فَارْتَدَّ ردد
9 besiran bir görme/görüş بَصِيرًا بصر
10 kale dedi قَالَ قول
11 elem hiç أَلَمْ -
12 ekul demiyor muydum أَقُلْ قول
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 inni doğrusu ben إِنِّي -
15 ea'lemu bilirim أَعْلَمُ علم
16 mine مِنَ -
17 llahi Allah’tan اللَّهِ -
18 ma مَا -
19 la لَا -
20 tea'lemune bilmediklerinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Müjdeci.**Yûsuf'un gömleğini.***Yakûb'un.****Yakûb.