Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 68 | Kur'an Ayet No: 1662 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1662|12|68|وَلَمَّا دَخَلُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَمَرَهُمْ أَبُوهُم مَّا كَانَ يُغْنِى عَنْهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِلَّا حَاجَةً فِى نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضَىٰهَا وَإِنَّهُۥ لَذُو عِلْمٍ لِّمَا عَلَّمْنَٰهُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1662|12|68|ولما دخلوا من حيث امرهم ابوهم ما كان يغني عنهم من الله من شي الا حاجه في نفس يعقوب قضيها وانه لذو علم لما علمنه ولكن اكثر الناس لا يعلمون

Latin Literal

68. Ve lemmâ dehalû min haysu emerehum ebûhum, mâ kâne yugnî anhum minallâhi min şey’in illâ hâceten fî nefsi ya’kûbe kadâhâ, ve innehu le zû ilmin limâ allemnâhu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ne zaman ki girdiler yerden (ki) emretti onlara babaları*; olmuş değildi zenginleştirir onlara Allah’tan hiçbir şeyi; dışındadır Yakûb'un nefsindeki201 bir hacet** (ki) tamamladı* onu***; ve doğrusu o* mutlak sahibidir bir ilim942; öğrettiğimizden dolayı ona****; velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu bilmezler******.

Ahmed Samira Çevirisi

68 And when they entered from where their father ordered/commanded them, and (it) was not to suffice/enrich from them from God from a thing, except a need/necessity in Jacob’s self he accomplished it, and that truly he is (an owner) of knowledge to what We taught/instructed him , and but most of the people do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ne zaman ki وَلَمَّا -
2 dehalu girdiler دَخَلُوا دخل
3 min مِنْ -
4 haysu yerden (li) حَيْثُ حيث
5 emerahum emretti onlara أَمَرَهُمْ امر
6 ebuhum babaları أَبُوهُمْ ابو
7 ma değildi مَا -
8 kane olmuş كَانَ كون
9 yugni zenginleştirir يُغْنِي غني
10 anhum onlara عَنْهُمْ -
11 mine مِنَ -
12 llahi Allah’tan اللَّهِ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
15 illa dışındadır إِلَّا -
16 haceten bir hacet حَاجَةً حوج
17 fi فِي -
18 nefsi nefsindeki نَفْسِ نفس
19 yea'kube Yakûb'un يَعْقُوبَ -
20 kadaha tamamladı onu قَضَاهَا قضي
21 ve innehu ve doğrusu o وَإِنَّهُ -
22 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
23 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
24 lima dolayı لِمَا -
25 allemnahu öğrettik ona عَلَّمْنَاهُ علم
26 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
27 eksera ekseri/çoğu أَكْثَرَ كثر
28 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
29 la لَا -
30 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Yakûb.**Bir istek, ihtiyaç, gereklilik.***İsteği, ihtiyacı, gerekliliği.****Yakûb'a.******Kendilerindeki nedeniyle başarıya ulaştıklarını sanırlar. Oysa aslında ancak Yüce Allah'ın dilediği gerçekleşir.