Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 46 | Kur'an Ayet No: 1640 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1640|12|46|يُوسُفُ أَيُّهَا ٱلصِّدِّيقُ أَفْتِنَا فِى سَبْعِ بَقَرَٰتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنۢبُلَٰتٍ خُضْرٍ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٍ لَّعَلِّىٓ أَرْجِعُ إِلَى ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1640|12|46|يوسف ايها الصديق افتنا في سبع بقرت سمان ياكلهن سبع عجاف وسبع سنبلت خضر واخر يابست لعلي ارجع الي الناس لعلهم يعلمون

Latin Literal

46. Yûsufu eyyuhes sıddîku eftinâ fî seb’ı bakarâtin simânin ye’kuluhunne seb’un icâfun ve seb’ı sunbulâtin hudrin ve uhare yâbisâtin, leallî erciu ilen nâsi leallehum ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

"Yûsuf! Ey sıddık551! Danışmanlık ver bizlere hakkında yedi semiz* sığır (ki) yerler onları yedi zayıf**; ve yedi yeşil sümbül***; ve diğerleri kuru****; belki ben dönerim insanlara doğru (ki) belki onlar bilirler.

Ahmed Samira Çevirisi

46 Joseph, you the always very truthful, give us your opinion/clarify for us in seven fat/fleshy cows, seven weak/bony/starved eat them (F), and seven green ears/spikes of wheat, barley etc. and others dry, maybe/perhaps I return to the people, maybe/perhaps they know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusufu Yûsuf يُوسُفُ -
2 eyyuha ey أَيُّهَا -
3 s-siddiku sıddık الصِّدِّيقُ صدق
4 eftina danışmanlık ver bizlere أَفْتِنَا فتي
5 fi hakkında فِي -
6 seb'i yedi سَبْعِ سبع
7 bekaratin sığır بَقَرَاتٍ بقر
8 simanin semiz سِمَانٍ سمن
9 ye'kuluhunne yerler onları يَأْكُلُهُنَّ اكل
10 seb'un yedi سَبْعٌ سبع
11 icafun zayıf عِجَافٌ عجف
12 ve seb'i ve yedi وَسَبْعِ سبع
13 sunbulatin sümbül سُنْبُلَاتٍ سنبل
14 hudrin yeşil خُضْرٍ خضر
15 ve uhara ve diğerleri وَأُخَرَ اخر
16 yabisatin kuru يَابِسَاتٍ يبس
17 lealli belki ben لَعَلِّي -
18 erciu dönerim أَرْجِعُ رجع
19 ila doğru إِلَى -
20 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
21 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
22 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Şişman, eti, yağı çok olan.**Zayıf olan yedi sığır.***Tahılın sümbülü, başak.****Kuru sümbüller, başaklar.