Arapça Metin (Harekeli)
1631|12|37|قَالَ لَا يَأْتِيكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِهِۦٓ إِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْوِيلِهِۦ قَبْلَ أَن يَأْتِيَكُمَا ذَٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنِى رَبِّىٓ إِنِّى تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
1631|12|37|قال لا ياتيكما طعام ترزقانه الا نباتكما بتاويله قبل ان ياتيكما ذلكما مما علمني ربي اني تركت مله قوم لا يومنون بالله وهم بالاخره هم كفرون
Latin Literal
37. Kâle lâ ye’tikumâ taâmun turzekânihî illâ nebbe’tukumâ bi te’vîlihî kable en ye’tiyekumâ, zâlikumâ mimmâ allemenî rabbî, innî terektu millete kavmin lâ yu’minûne billâhi ve hum bil âhiretihum kâfirûn(kâfirûne).
Türkçe Çeviri
Dedi*: "Gelmez ikinize bir yemek (ki) rızıklandırılırsınız ikiniz onun (-la); dışındadır (ki) haber verdim ikinize tevilini401 onun** önceden ki gelir (o***) ikinize; işte ikinizedir Rabbimin4 öğrettiğinden; doğrusu ben* terk ettim milletini301 bir kavmin/toplumun**** (ki) iman47 etmezler Allah'a ve onlar ahirete***** (ki) onlar kâfirliklerdir25."
Ahmed Samira Çevirisi
37 He said: "Feeding/food does not come to you (B) (which) you will be provided with it except I informed you with its interpretation/explanation, before (it) comes to you, that is what from what my Lord taught/instructed me , that I left a nation’s religion/faith (that) do not believe with/by God, and they are, with the end (other life), they are disbelieving."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 2 | la | لَا | - | |
| 3 | ye'tikuma | gelmez ikinize | يَأْتِيكُمَا | اتي |
| 4 | taaamun | bir yemek (ki) | طَعَامٌ | طعم |
| 5 | turzekanihi | rızıklandırılırsınız ikiniz onun (-la) | تُرْزَقَانِهِ | رزق |
| 6 | illa | dışındadır | إِلَّا | - |
| 7 | nebbe'tukuma | haber verdim ikinize | نَبَّأْتُكُمَا | نبا |
| 8 | bite'vilihi | tevilini onun | بِتَأْوِيلِهِ | اول |
| 9 | kable | önceden | قَبْلَ | قبل |
| 10 | en | ki | أَنْ | - |
| 11 | ye'tiyekuma | gelir ikinize (o) | يَأْتِيَكُمَا | اتي |
| 12 | zalikuma | işte ikinizedir | ذَٰلِكُمَا | - |
| 13 | mimma | مِمَّا | - | |
| 14 | allemeni | öğrettiğinden | عَلَّمَنِي | علم |
| 15 | rabbi | Rabbimin | رَبِّي | ربب |
| 16 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 17 | teraktu | terk ettim | تَرَكْتُ | ترك |
| 18 | millete | milletini | مِلَّةَ | ملل |
| 19 | kavmin | bir kavmin/toplumun | قَوْمٍ | قوم |
| 20 | la | لَا | - | |
| 21 | yu'minune | iman etmezler | يُؤْمِنُونَ | امن |
| 22 | billahi | Allah'a | بِاللَّهِ | - |
| 23 | ve hum | ve onlar | وَهُمْ | - |
| 24 | bil-ahirati | ahireti | بِالْاخِرَةِ | اخر |
| 25 | hum | onlar | هُمْ | - |
| 26 | kafirune | kâfirliklerdir | كَافِرُونَ | كفر |
Notlar
Not 1
*Yûsuf.**Gördüğünüzün.***Yemek.****Bu kavim antik Mısır'da yaşayan ve aslı astarı olmayan, tamamı zan olan çok tanrılı antik Mısır dinine tabi olan kimselerdir. Anlarız ki Yûsuf büyürken bu dini inanışa maruz kalmış ancak bu dinî öğretiyi terk etmiştir.*****Tek Allah'a iman etmedikleri gibi ahiret hayatının gerçeklerine de kâfirlik ederler. Antik Mısır dininde ahiretle ilgili çok sayıda uyduruk inanışlar vardı. Günümüzdeki müşriklerin ahiret inancı da benzerdir.