Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 19 | Kur'an Ayet No: 1613 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1613|12|19|وَجَآءَتْ سَيَّارَةٌ فَأَرْسَلُوا۟ وَارِدَهُمْ فَأَدْلَىٰ دَلْوَهُۥ قَالَ يَٰبُشْرَىٰ هَٰذَا غُلَٰمٌ وَأَسَرُّوهُ بِضَٰعَةً وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1613|12|19|وجات سياره فارسلوا واردهم فادلي دلوه قال يبشري هذا غلم واسروه بضعه والله عليم بما يعملون

Latin Literal

19. Ve câet seyyâretun fe erselû vâridehum fe adlâ delveh(delvehu), kâle yâ buşrâ hâzâ gulâm(gulâmun), ve eserrûhu bidâah(bidâ’aten), vallâhu alîmun bi mâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve geldi bir seyyâr*; öyle ki gönderdiler sucularını**; öyle ki sarkıttı** kovasını; dedi: "Müjde! Bu bir gılmandır***"; ve sırlaştırdılar**** onu***** bir emtia******* (olarak); ve Allah bir Alîm’dir yaptıklarına onların.

Ahmed Samira Çevirisi

19 And a caravan came, so they sent their brave/tall (scout/waterboy), so he lowered/dropped his bucket/pail, he said: "Oh good news, that (is) a boy/slave ." And they kept him secret (as) goods/merchandise, and God (is) knowledgeable with what they make/do .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'et ve geldi وَجَاءَتْ جيا
2 seyyaratun bir seyyâr سَيَّارَةٌ سير
3 fe erselu öyle ki gönderdiler فَأَرْسَلُوا رسل
4 veridehum sucularını وَارِدَهُمْ ورد
5 feedla öyle ki sarkıttı فَأَدْلَىٰ دلو
6 delvehu kovasını دَلْوَهُ دلو
7 kale dedi قَالَ قول
8 ya buşra müjde! يَا بُشْرَىٰ بشر
9 haza bu هَٰذَا -
10 gulamun bir gılmandır غُلَامٌ غلم
11 ve eserruhu ve sırlaştırdılar onu وَأَسَرُّوهُ سرر
12 bidaaten bir emtia بِضَاعَةً بضع
13 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
14 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
15 bima بِمَا -
16 yea'melune yaptıklarına onların يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Kervan.**Su bulan öncü adam.***Oğlan.****Sakladılar, gizlediler.*****Yûsuf'u.******Ticari mal.