Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 110 | Kur'an Ayet No: 1704 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1704|12|110|حَتَّىٰٓ إِذَا ٱسْتَيْـَٔسَ ٱلرُّسُلُ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا۟ جَآءَهُمْ نَصْرُنَا فَنُجِّىَ مَن نَّشَآءُ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1704|12|110|حتي اذا استيس الرسل وظنوا انهم قد كذبوا جاهم نصرنا فنجي من نشا ولا يرد باسنا عن القوم المجرمين

Latin Literal

110. Hattâ izestey’eser rusulu ve zannû ennehum kad kuzibû câehum nasrunâ fe nucciye men neşâ’(neşâu), ve lâ yureddu be’sunâ anil kavmil mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Ta ki umudu kestiği zaman resûller418; ve zannettiler ki onlar muhakkak yalanlandılar; geldi onlara* yardımımız; öyle ki kurtarıldı kimseler (ki) dileriz/isteriz; ve geri döndürülemez perişanlığımız mücrim674 bir kavminden/toplumdan.

Ahmed Samira Çevirisi

110 Until when the messengers despaired , and they thought/assumed that they had been lied to/denied, Our victory/aid came to them, so We save/rescue whom We will/want, and Our courage/might/power does not be returned from the nation the criminals/sinners.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 steyese umudu kestiği اسْتَيْأَسَ ياس
4 r-rusulu resûller الرُّسُلُ رسل
5 ve zennu ve zannettiler وَظَنُّوا ظنن
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 kuzibu yalanlandılar كُذِبُوا كذب
9 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
10 nesruna yardımımız نَصْرُنَا نصر
11 fe nucciye öyle ki kurtarıldı فَنُجِّيَ نجو
12 men kimseler (ki) مَنْ -
13 neşa'u dileriz/isteriz نَشَاءُ شيا
14 ve la ve وَلَا -
15 yuraddu geri döndürülemez يُرَدُّ ردد
16 be'suna perişanlığımız بَأْسُنَا باس
17 ani عَنِ -
18 l-kavmi bir kavminden/toplumdan الْقَوْمِ قوم
19 l-mucrimine mücrim الْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Resûllere.