Sure 11: Hûd/Hûd

Ayet No: 8 | Kur'an Ayet No: 1479 | هُود

Arapça Metin (Harekeli)

1479|11|8|وَلَئِنْ أَخَّرْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِلَىٰٓ أُمَّةٍ مَّعْدُودَةٍ لَّيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۥٓ أَلَا يَوْمَ يَأْتِيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1479|11|8|ولين اخرنا عنهم العذاب الي امه معدوده ليقولن ما يحبسه الا يوم ياتيهم ليس مصروفا عنهم وحاق بهم ما كانوا به يستهزون

Latin Literal

8. Ve le in ahharnâ anhumul azâbe ilâ ummetin ma’dûdetin le yekûlunne mâ yahbisuh(yahbisuhu), e lâ yevme ye’tîhim leyse masrûfen anhum ve hâka bi him mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ötelesek onlardan azabı adetli/sayılı bir ümmete305* kadar; mutlak derler: "Nedir alıkoyan/tutan onu**?"; değil mi (ki) gündür (ki) gelir onlara; olmaz bir uzaklaştırılan/döndürülen onlardan; ve sarar/nüfuz eder onları kendisiyle istihza361 eder oldukları.

Ahmed Samira Çevirisi

8 And if We delayed the punishment from them to a counted/numbered generation they will say (E) what prevents/withholds it ? Is it not (on that) day (when it) comes to them (it is) not diverted/sent away from them? And surrounded/encircled with them what they were with it mocking/making fun of.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve şayet وَلَئِنْ -
2 ehharna ötelesek أَخَّرْنَا اخر
3 anhumu onlardan عَنْهُمُ -
4 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
5 ila kadar إِلَىٰ -
6 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
7 mea'dudetin adetli/sayılı مَعْدُودَةٍ عدد
8 leyekulunne mutlak derler لَيَقُولُنَّ قول
9 ma nedir? مَا -
10 yehbisuhu alıkoyan/tutan onu يَحْبِسُهُ حبس
11 ela değil mi (ki) أَلَا -
12 yevme gündür يَوْمَ يوم
13 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
14 leyse olmaz لَيْسَ ليس
15 mesrufen bir uzaklaştırılan/döndürülen مَصْرُوفًا صرف
16 anhum onlardan عَنْهُمْ -
17 ve haka ve sarar/nüfuz eder وَحَاقَ حيق
18 bihim onları بِهِمْ -
19 ma مَا -
20 kanu oldukları كَانُوا كون
21 bihi kendisiyle بِهِ -
22 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1

*Her bir ümmetin bir eceli vardı. O ecele kadar.**Azabı.