Arapça Metin (Harekeli)
1579|11|108|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ
Arapça Metin (Harekesiz)
1579|11|108|واما الذين سعدوا ففي الجنه خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك عطا غير مجذوذ
Latin Literal
108. Ve emmellezîne suidû fe fîl cenneti hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel ardu illâ mâ şâe rabbuk(rabbuke), atâen gayre meczûz(meczûzin).
Türkçe Çeviri
Ve gelince kimselere (ki) saîd911 oldular; öyle ki içindelerdir cennet; ölümsüzlerdir185 orada*; devam914 ettikçe gökler ve yer; dışındadır (senin) Rabbinin4 dilediği; bir sunuştur/veriştir olmaksızın bir kesinti**.
Ahmed Samira Çevirisi
108 And but those who were made happy/fortunate, so (they are) in the Paradise, immortally/eternally in it, as long as the skies/space and the earth/Planet Earth continued/lasted, except what your Lord willed/wanted, a gift/grant not cut/broken (interrupted).
Notlar
Not 1
*Cennette.**Kesintisiz bir lütfun işaret edilmesi cennet evreninin asla yok olmayacağına bir delil olabilir.