Sure 107: Mâ'ûn/Maddî İyilik

Ayet No: 2 | Kur'an Ayet No: 6197 | ٱلْمَاعُون

Arapça Metin (Harekeli)

6197|107|2|فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ

Arapça Metin (Harekesiz)

6197|107|2|فذلك الذي يدع اليتيم

Latin Literal

2. : Fe zâlikellezî yedu’ul yetîm(yetîme).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte bu; kenara itendir yetimi.

Ahmed Samira Çevirisi

2 So that (is) who turns down/repels the orphan .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fezalike öyle ki işte bu فَذَٰلِكَ -
2 llezi الَّذِي -
3 yeduau kenara itendir يَدُعُّ دعع
4 l-yetime yetimi الْيَتِيمَ يتم

Notlar

Not

Kur’an dışında dinde kaynak edinen kimsenin aslında Kur’an’ın gerçek emri olan yetimleri kerimleştirmek/yüceltmek ile ilgili bir derdi ve amacı yoktur. Kur’an’da yetimlerin yüceltilmesi, iş ve aş sahibi yapılmaları, yetişkin hale getirilmeleri, yetişkin olunca evlendirilmeleri, topluma kazandırılmaları emredilmişken bu kimseler yetimi korur gibi gözükürken yaptıkları eylemeler ile yetimleri toplumda bir kenara iterler. Yetimi toplumda baş tacı etmezler. Hatta ayetleri bile hadislerle/söylentilerle bükerek yetim çocuklara tecavüz etme (özür dileyerek söylüyorum) peşindedirler. Çocuk yaşta yetim kalmış kızlarla evlenmek ancak onlara tecavüz etmek demektir. Başka hiçbir şeyle açıklanamaz. İsteği dışında sözde evlilik ile tecavüz edilen bu çocuk kızlar toplumun en kenarına, aşağılara itilir. Kaderlerine terk edilir. Oysa o kızın yüceltilmesi gerekirdi. Okutulup meslek sahibi yapılması gerekirdi. Yüce Allah'ın ayetleri olan matematik, fizik, kimya, astronomi gibi bilimleri öğrenmesi gerekirdi. Yetişkin olduğunda kendi seçeceği bir kimse ile evlendirilecekti. O da bir anne olacaktı. Toplumda bir kenara itilmek yerine toplumda kerim bir yerde bulunacaktı. Toplumuna da faydalı olan bir birey olacaktı. Ancak bunlar engellendi. Çünkü bu müşriklerin derdi inanın yetimi yüceltmek değildir.