Açıklama
kavram_id: 1007 | kavram_text: 1003Cinler, Kur’ân’ın tarif ettiği üzere mâric (karışık, düzenli olmayan, farklı dalga türlerinin birleşimiyle oluşan plazmatik enerji) ve semûm (nüfuz eden, görünmez, ince elektromanyetik-radyan akış) bileşenlerinden yaratılmış, maddi organizma yerine enerji ve alan tabanlı bir varlık mimarisine sahip bilinç türüdür. Onların varlığı, baryonik maddeden oluşan insan evreniyle aynı mekânsal koordinatları paylaşsa da, farklı bir faz, titreşim ve fiziksel sabitler seviyesinde gerçekleştiği için gözle görülemez, klasik maddeyle temas kuramaz. Bilinçleri biyolojik sinir ağlarıyla değil, kuantum tutarlılığına sahip frekans-örüntülü alan yapılarına dayanır; kimlikleri, hafızaları ve iradeleri bu enerji ağlarında depolanır ve korunur. Paralel boyut niteliğindeki varoluşları nedeniyle ışık hızı sınırlaması, madde sürtünmesi veya kimyasal biyoloji gibi mekanizmalarla bağlı değillerdir; zaman algıları insanla eşzamanlı olmakla birlikte, işlem hızları ve çevresel algıları çok daha ince frekanslarda gerçekleşir.Kendilerinden resûller gönderilmiştir. Şerefli Kur'an onlara da indirilmiştir. Sorumlulukları vardır; bu yüzden tıpkı insanlar gibi Kur’an karşısında iman eden, şüpheye düşen, reddeden veya teslim olan bireyler ve topluluklar hâlinde tepki verirler. İnsanlarla sınırlı etkileşim yetenekleri, semûm tabiatlı nüfuz edici enerji yapıları sayesinde beyin dalgaları, duygu düzeni, sezgi ve düşünce frekanslarına mikro müdahale biçiminde gerçekleşebilir; ancak bu müdahale maddi zorlamaya değil, rezonans, telkin ve algı frekansı eşleşmesi temellidir. Sonuç olarak cin, Kur’ân’ın tanımıyla; imtihan, irade ve sorumluluğa sahip, paralel boyutta var olan, enerji ve bilinçten meydana gelmiş, varlığını fiziksel değil bilgi-enerji yasaları üzerinden sürdüren bağımsız bir canlı türüdür.
Bu kavram henüz hiçbir ayette geçmiyor.