Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Enfâl) 8:67
Olmuş değildir bir nebiye132 ki olur ona* esirler749; ta ki kalınlaşır/sağlamlaşır** yerde; istersiniz dünyanın arzını***; ve Allah ister ahireti; ve Allah bir Azîz’dir37; bir Hakîm’dir37.
-132-

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

-749-

749Yüce Allah 8:67 ayetinde açık olarak bir nebinin savaşta esir alma peşinde koşmayacağını bildirmiştir. Esir alma ancak savaşta henüz sonucun belli olmadığı durumlarda yapılabilir. Savaş kazanıldığında nebinin esir alması mümkün değildir. Esir almak yerine 8:57 ayetinde emredildiği gibi kâfirlerin dağıtılarak kaçmalarına izin verilir. Savaşın durumu belli değilken alınan esirler de koşulsuz olarak serbest bırakılır. Yüce Allah'ın mesajını getiren bir kimsenin amacı bu mesajın insanlara duyurulmasıdır. Nebinin durup dururken esir alma gibi bir hedefi asla olamaz. Rabbimiz bunu işaret etmektedir.    

-37-

37Güç yetiren.

*Nebiye.

**Savaşı kazandığı belli olur.

***Sunduğunu. Kaçmalarına izin vermek yerine esir almak istersiniz.

null
(Enfâl) 8:67

#

Kelime

Anlam

Arapça

Kök

1

ma

değildir

مَا

-

2

kane

olmuş

كَانَ

كون

3

linebiyyin

nebiye

لِنَبِيٍّ

نبا

4

en

ki

أَنْ

-

5

yekune

olur

يَكُونَ

كون

6

lehu

ona

لَهُ

-

7

esra

esirler

أَسْرَىٰ

اسر

8

hatta

taki

حَتَّىٰ

-

9

yushine

kalınlaşır/sağlamlaşır

يُثْخِنَ

ثخن

10

fi

 

فِي

-

11

l-erdi

yerde

الْأَرْضِ

ارض

12

turidune

istersiniz

تُرِيدُونَ

رود

13

arade

arzını

عَرَضَ

عرض

14

d-dunya

dünya

الدُّنْيَا

دنو

15

vallahu

ve Allah 

وَاللَّهُ

-

16

yuridu

ister

يُرِيدُ

رود

17

l-ahirate

ahireti

الْاخِرَةَ

اخر

18

vallahu

ve Allah

وَاللَّهُ

-

19

azizun

bir Azîz’dir

عَزِيزٌ

عزز

20

hakimun

bir Hakîm’dir

حَكِيمٌ

حكم


1227|8|67|مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْءَاخِرَةَ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
67. Mâ kâne li nebiyyin en yekûne lehû esrâ hattâ yushıne fîl ard(ardı), turîdûne aradad dunyâ, vallâhu yurîdul ahıreh(ahırete), vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).