Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Sebe') 34:12

Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona alevli azaptan.

-91-

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;

(Sebe') 34:12

  # 

     Kelime    

    Anlam    

    Arapça    

 Kök 

1

velisuleymane

ve Süleyman içindi

وَلِسُلَيْمَانَ

-

2

r-riha

rüzgar

الرِّيحَ

روح

3

guduvvuha

sabah gidişi onun (rüzgârın)

غُدُوُّهَا

غدو

4

şehrun

bir ay

شَهْرٌ

شهر

5

ve ravahuha

ve akşam gidişi onun (rüzgârın)

وَرَوَاحُهَا

روح

6

şehrun

bir ay

شَهْرٌ

شهر

7

ve eselna

ve akıttık

وَأَسَلْنَا

سيل

8

lehu

ona

لَهُ

-

9

ayne

pınarını/gözünü

عَيْنَ

عين

10

l-kitri

katran

الْقِطْرِ

قطر

11

ve mine

ve

وَمِنَ

-

12

l-cinni

cinden

الْجِنِّ

جنن

13

men

kimse

مَنْ

-

14

yea'melu

yaptı

يَعْمَلُ

عمل

15

beyne

arasında

بَيْنَ

بين

16

yedeyhi

iki elinin onun

يَدَيْهِ

يدي

17

biizni

izniyle

بِإِذْنِ

اذن

18

rabbihi

Rabbinin

رَبِّهِ

ربب

19

ve men

ve kimse

وَمَنْ

-

20

yezig

sapar

يَزِغْ

زيغ

21

minhum

onlardan

مِنْهُمْ

-

22

an

-

عَنْ

-

23

emrina

emrimizden

أَمْرِنَا

امر

24

nuzikhu

tattırırız ona

نُذِقْهُ

ذوق

25

min

مِنْ

-

26

azabi

azaptan

عَذَابِ

عذب

27

s-seiyri

alevli

السَّعِيرِ

سعر

3616|34|12|وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ
12. Ve li suleymâner rîha guduvvuhâ şehrun ve revâhuhâ şehr(şehrun), ve eselnâ lehu aynel kıtr(kıtri), ve minel cinni men ya’melu beyne yedeyhi bi izni rabbih(rabbihî), ve men yezıg minhum an emrinâ nuzıkhu min azâbis saîr(saîri).