Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Bakara) 2:223
Kadınlarınız bir tarladır* sizlere; öyle ki gelin tarlanıza* istediğiniz uygun süre/zaman (da)**; ve önceden gönderin nefisleriniz201 için; ve takvalı21 olun Allah'a; ve bilin ki sizler kavuşanlarsınız O’na; ve müjdele müminleri.
-201-

201Benlik, kişilik, öz varlık.

-21-

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

*Ürün veren verimli, bereketli toprak. Rahim iç zarı humuslu bir toprak gibidir. Katmanlardan oluşur. Toprağın bir tohuma tüm ihtiyaçlarını sağlaması gibi insan tohumu olan embriyoya her türlü ihtiyaçlarını sağlar.

**Ennâ kelimesi zaman/süre/periyod demektir. Ayrıca olgunlaşmak, uygun olmak, sabırlı olmak, acele etmemek anlamındadır.

"Kadınlarınız ürün veren bir toprak sizlere; öyleyse gelin ürün veren toprağınıza arzu ettiğiniz zaman”; muhteşem bilimsel deliller sunan ve kadınları yücelten ayetler.

null
(Bakara) 2:223

#

Kelime

Anlam

Arapça

Kök

1

nisa'ukum

kadınlarınız

نِسَاؤُكُمْ

نسو

2

harsun

bir tarla

حَرْثٌ

حرث

3

lekum

sizlere

لَكُمْ

-

4

fe'tu

öyle ki gelin

فَأْتُوا

اتي

5

harsekum

tarlanıza

حَرْثَكُمْ

حرث

6

enna

uygun zaman

أَنَّىٰ

اني

7

şi'tum

istediğiniz

شِئْتُمْ

شيا

8

ve kaddimu

ve önceden gönderin

وَقَدِّمُوا

قدم

9

lienfusikum

nefisleriniz için

لِأَنْفُسِكُمْ

نفس

10

vetteku

ve takvalı olun

وَاتَّقُوا

وقي

11

llahe

Allah'a

اللَّهَ

-

12

vea'lemu

ve bilin

وَاعْلَمُوا

علم

13

ennekum

ki sizler

أَنَّكُمْ

-

14

mulakuhu

kavuşanlarsınız O’na

مُلَاقُوهُ

لقي

15

ve beşşiri

ve müjdele

وَبَشِّرِ

بشر

16

l-mu'minine

müminleri

الْمُؤْمِنِينَ

امن

 

230|2|223|نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
223. Nisâukum harsun lekum, fe’tû harsekum ennâ şi’tum ve kaddimû li enfusikum vettekûllâhe va’lemû ennekum mulâkûh(mulâkûhu), ve beşşiril mu’minîn(mu’minîne).