Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Bakara) 2:144

Muhakkak görürüz yüz çevirmeni göğe; öyle ki döndürürüz seni bir kıbleye14; razı olursun ona; öyleyse döndür yüzünü haram mescit158 tarafına doğru; ve olduğunuz her yerde öyle ki döndürün yüzlerinizi o tarafa doğru; ve doğrusu kimseler; verildiler kitap; mutlak bilirler ki o (kitap) bir hak/gerçek Rablerinden4; ve değildir Allah gâfil310 ne yaparlar onlar.

-14-

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

-158-

158Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

-4-

4Efendi, komuta eden.

-310-

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

(Bakara) 2:144

  # 

     Kelime    

    Anlam    

    Arapça    

 Kök 

1

kad

muhakkak

قَدْ

-

2

nera

görürüz

نَرَىٰ

راي

3

tekallube

çevirmeni

تَقَلُّبَ

قلب

4

vechike

yüzünü

وَجْهِكَ

وجه

5

fi

فِي

-

6

s-semai

göğe

السَّمَاءِ

سمو

7

felenuvelliyenneke

öyle ki döndürürüz seni

فَلَنُوَلِّيَنَّكَ

ولي

8

kibleten

bir kıbleye

قِبْلَةً

قبل

9

terdaha

razı olursun ona

تَرْضَاهَا

رضو

10

fevelli

öyleyse döndür

فَوَلِّ

ولي

11

vecheke

yüzünü

وَجْهَكَ

وجه

12

şetra

tarafına doğru

شَطْرَ

شطر

13

l-mescidi

mescit/secde edilen yer

الْمَسْجِدِ

سجد

14

l-harami

haram

الْحَرَامِ

حرم

15

ve haysu

ve her yerde

وَحَيْثُ

حيث

16

ma

مَا

-

17

kuntum

olduğunuz

كُنْتُمْ

كون

18

fevellu

öyle ki döndürün

فَوَلُّوا

ولي

19

vucuhekum

yüzlerinizi

وُجُوهَكُمْ

وجه

20

şetrahu

o tarafına doğru

شَطْرَهُ

شطر

21

ve inne

ve doğrusu

وَإِنَّ

-

22

ellezine

kimseler

الَّذِينَ

-

23

utu

verildiler

أُوتُوا

اتي

24

l-kitabe

kitap

الْكِتَابَ

كتب

25

leyea'lemune

mutlak bilirler

لَيَعْلَمُونَ

علم

26

ennehu

ki o (kitap)

أَنَّهُ

-

27

l-hakku

bir hak/gerçek

الْحَقُّ

حقق

28

min

مِنْ

-

29

rabbihim

Rablerinden

رَبِّهِمْ

ربب

30

ve ma

ve değildir

وَمَا

-

31

llahu

Allah

اللَّهُ

-

32

bigafilin

gafil/habersiz/aymaz

بِغَافِلٍ

غفل

33

amma

ne

عَمَّا

-

34

yea'melune

yaparlar onlar

يَعْمَلُونَ

عمل

151|2|144|قَدْ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى ٱلسَّمَآءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَىٰهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ
144. Kad nerâ tekallube vechike fîs semâi, fe le nuvelliyenneke kıbleten terdâhâ, fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellû vucûhekum şatrah(şatrahu), ve innellezîne ûtûl kitâbe le ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).