Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Hicr) 15:28
Ve dediği zaman Rabbin4 meleklere48; doğrusu ben bir yaratıcıyım bir beşer432 salsâlinden224; bir topraktan; bir mesnûndur1002
-4-

4Efendi, komuta eden.

-48-

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

-432-432İnsanoğlu.-224-

Tınlamak, şıngırdamak, takırdamak, şıkırdamak; moleküller. Her bir molekül farklı bir şekle sahiptir. Çocukların çıngırdakları gibi çıngırdayarak farklı sesler çıkarırlar. Biz bu sesleri duyamasak da modern bilim moleküllerin titreşerek çıngırdadığını kanıtlamıştır.

İnsanın topraktan yaratılması; ‘tînin’, ‘turâbin’, ‘salsâlin’ geçişleri; karbon (C12) ve azot (N14) atomları; çıngırdayan/tıngırdayan moleküller; 'turâbin' yıldız tozu.


-1002-

1002Bir şeye şekil vermek, biçimlendirmek, kalıba dökmek, kalıplamak anlamındadır. Bir yasa, kural veya gelenek koymak anlamında sünnet şeklinde kullanılır. Mesnûn ise dişli, tırtıklı, kertikli, testere dişli, çentikli, oyuklu, girintili çıkıntılı, tırtıklı bir kenara sahip, sivriltilmiş, keskinleştirilmiş, keskin yüzlü (çehre için mecaz anlam) kullanılır. Rabbimiz 15:26 ayetinde çıngırdayan/tangırdayan molekülleri işaret etmiştir. Bu ayette pasif isim kelimesi kullanıldığı için dışardan bir kuvvetin moleküllere şekil verdiği anlaşılır. Moleküllerin lego parçaları gibi girintili çıkıntılı olduklarını da net bir şekilde biliyoruz.

null
(Hicr) 15:28

1828|15|28|وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
28. Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).