Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(İbrahim) 14:22
Ve dedi şeytân29 ne zaman ki bitirildi/tamamlandı emir: "Doğrusu Allah vaat etti sizlere hak/gerçek vaadi; ve (ben de) vaat ettim sizlere; öyle ki ihtilafa düştüm* sizlere; ve olmuş değildir bana üzerinize hiç bir sultân660; dışındadır ki davet ederim sizleri; öyle ki cevap verirsiniz bana; öyle ki beni kınamayın/paylamayın; ve kınayın/paylayın kendi nefislerinizi201; değilim ben yardım çağıran sizlere; ve değilsiniz sizler yardım çağıranlar bana; doğrusu ben kâfirlik25 etmiştim şirk71 koşmanıza beni** önceden; doğrusu zalimler257 (ki) onlaradır bir elim*** azap.
-29-

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

-660-660Yetki, salahiyet, otorite.-201-

201Benlik, kişilik, öz varlık.

-25-

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

-71-

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

-257-

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

*Vaadi değiştirmek, bozmak, caymak.

**Şeytân bile Yüce Allah'a kendisinin ortak koşulmasına karşı çıkmış zamanında. 

***Acıklı.

null
(İbrahim) 14:22

#

Kelime

Anlam

Arapça

Kök

1

ve kale

ve dedi

وَقَالَ

قول

2

ş-şeytanu

şeytân

الشَّيْطَانُ

شطن

3

lemma

ne zaman ki

لَمَّا

-

4

kudiye

bitirildi/tamamlandı

قُضِيَ

قضي

5

l-emru

emir

الْأَمْرُ

امر

6

inne

doğrusu

إِنَّ

-

7

llahe

Allah

اللَّهَ

-

8

veadekum

vaat etti sizlere

وَعَدَكُمْ

وعد

9

vea'de

vaadi

وَعْدَ

وعد

10

l-hakki

hak/gerçek

الْحَقِّ

حقق

11

ve veadtukum

ve vaat ettim sizlere

وَوَعَدْتُكُمْ

وعد

12

feehleftukum

öyle ki ihtilafa düştüm sizlere

فَأَخْلَفْتُكُمْ

خلف

13

vema

ve değildir

وَمَا

-

14

kane

olmuş

كَانَ

كون

15

liye

bana

لِيَ

-

16

aleykum

üzerinize

عَلَيْكُمْ

-

17

min

hiç

مِنْ

-

18

sultanin

bir sultan

سُلْطَانٍ

سلط

19

illa

dışındadır

إِلَّا

-

20

en

ki

أَنْ

-

21

deavtukum

davet ederim sizleri

دَعَوْتُكُمْ

دعو

22

festecebtum

öyle ki cevap verirsiniz

فَاسْتَجَبْتُمْ

جوب

23

li

bana

لِي

-

24

fela

öyle ki

فَلَا

-

25

telumuni

beni kınamayın/paylamayın

تَلُومُونِي

لوم

26

velumu

ve kınayın/paylatın

وَلُومُوا

لوم

27

enfusekum

kendi nefislerinizi

أَنْفُسَكُمْ

نفس

28

ma

değilim

مَا

-

29

ena

ben

أَنَا

-

30

bimusrihikum

yardım çağıran sizlere

بِمُصْرِخِكُمْ

صرخ

31

ve ma

ve değilsiniz

وَمَا

-

32

entum

sizler

أَنْتُمْ

-

33

bimusrihiyye

yardım çağıranlar bana

بِمُصْرِخِيَّ

صرخ

34

inni

doğrusu ben

إِنِّي

-

35

kefertu

kâfirlik etmiştim

كَفَرْتُ

كفر

36

bima


بِمَا

-

37

eşraktumuni

şirk koşmanıza beni

أَشْرَكْتُمُونِ

شرك

38

min


مِنْ

-

39

kablu

önceden

قَبْلُ

قبل

40

inne

doğrusu

إِنَّ

-

41

z-zalimine

zalimler

الظَّالِمِينَ

ظلم

42

lehum

onlaradır

لَهُمْ

-

43

azabun

bir azab

عَذَابٌ

عذب

44

elimun

elim

أَلِيمٌ

الم



1770|14|22|وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
22. Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe veadekum va’del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrıhıyy(musrıhıyye), innî kefertu bi mâ eşrektumûni min kabl(kablu), innaz zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).