Şerefli Kur'an'ın Türkçe Meali; Prof. Dr. İbrahim Esinler'in teviliyle...

(Yunus) 10:87

Ve vahyettik603 Mûsâ'ya ve kardeşine ki yerleşim yeri edinin ikiniz kavminize/toplumunuza şehirde evler; ve yapın evlerinizi bir kıble14; ve ikame edin salâtı5; ve müjdele müminleri27.

-603-603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.-14-

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

-5-

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

-27-

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

(Yunus) 10:87

  # 

     Kelime    

    Anlam    

    Arapça    

 Kök 

1

ve evhayna

ve vahyettik

وَأَوْحَيْنَا

وحي

2

ila

إِلَىٰ

-

3

musa

Musa'ya

مُوسَىٰ

-

4

ve ehihi

ve kardeşine

وَأَخِيهِ

اخو

5

en

ki

أَنْ

-

6

tebevva

yerleşim yeri edinin ikiniz

تَبَوَّا

بوا

7

likavmikuma

kavminiz için

لِقَوْمِكُمَا

قوم

8

bimisra

şehirde

بِمِصْرَ

مصر

9

buyuten

evler

بُيُوتًا

بيت

10

vec'alu

ve yapın

وَاجْعَلُوا

جعل

11

buyutekum

evlerinizi

بُيُوتَكُمْ

بيت

12

kibleten

bir kıble

قِبْلَةً

قبل

13

ve ekimu

ve dikin/ayağa kaldırın

وَأَقِيمُوا

قوم

14

s-salate

salatı

الصَّلَاةَ

صلو

15

ve beşşiri

ve müjdele

وَبَشِّرِ

بشر

16

l-mu'minine

müminleri

الْمُؤْمِنِينَ

امن


1449|10|87|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
87. Ve evhaynâ ilâ mûsâ ve ahîhi en tebevveâ li kavmikumâ bi mısra buyûten vec’alû buyûtekum kıbleten ve akîmus sâlah(sâlate), ve beşşiril mu’minîn(mu’minîne).